YAZIK Kİ NE YAZIK

Türk insanı tembelleşti deniyor, yalan da değil aslında. İnsanımızın yarısından fazlası televizyonları meşgul eden o saçma sapan evlilik programlarında oturup kalitesiz isteklerde bulunur diğer çoğunlukta ekranların diğer tarafında oturup bütün gün o programları izlerse sonucun ne olması beklenir:  tabii ki çalışacak insan kalmaz Türkiye’de.

Geçenlerde televizyonun kanallarını karıştırırken çok utanç verici bir diyolga tanık oldum ne yazık ki.
Bu Türk insanının ahlakı mı Allah aşkına? Bizim değerlerimiz bunlar mı? İnsanlar çalışmak yerine zengin bir eşe sahip olup, cefasını çekmeden sefa sürme isteklerini hiç utanmadan dile getirebiliyorlar o programlarda, ben buna birebir tanık oldum.
Hatta öyle ilginç bir diyalog izledim ki aklı hayali şaşar insanın, insan olanın:
Kendini bir şey sanan fakat asli bir vasfı olmayan bir kız, tek vasfı insan olmak o da rabbimizin ona bir lütfü aslında ama onu da güzel bir ahlakla elinde tutamayan tutmayı beceremeyen bir kız,  kendisine talip olmuş bir gence sorduğu sorular şöyle, tabi asıl soruya ulaşmak için hazırlık aşamaları var gerçek soruyu direkt sormaktan Allah razı olsun ki biraz olsun utanıyor ama çok bekletmiyor tabi gerçek soruyu:
“Maaşınız ne kadar?”
Çocuk utana sıkıla cevabını verdi. Ben bir bayan olarak o an o çocuğun yerinde olsaydım ne yapardım diye düşündüm ve benim cevabım da şu olurdu hiç tereddütsüz: cebimden çıkaracağım 20 lirayı kıza uzatır “al bununla evlen” derdim, fazlasını da vermezdim…
Anlaşılan o ki para araç falan değil kimileri için. Orada çok açıkça görülüyordu: araç olan o çocuktu, kızın paraya ulaşması için bir araç…
Ve böyle insanlar bütün gün ciddi bir kurum olan evlilik, aile gibi kavramlarımız üzerine konuşuyorlar ekranlarda. Ne acı…
 

Yorum bırakın