Bir önceki yazımda da değindiğim gibi, günümüz iş dünyasında rekabet avantajı artık sezgisel kararlarla değil, veriye dayalı stratejik kararlar alabilme yetkinliğiyle sağlanıyor. Bugün neredeyse her şirket veri üretiyor. Asıl farkı yaratan ise bu veriye sahip olmak değil, onu nasıl yönettiğiniz. Çünkü veri, doğru yönetilmediğinde şirketler için bir yük; doğru analiz…
(‘Aşktan Nasibini Almış Cümleler’ serisinin ‘Leylak Vakti’ – ‘Nar Çiçeği’ – ‘Kırlangıç Mevsimi’ bölümlerinden sonraki dördüncüsü ‘Yağmur Damlasında Bir Tutam Sevda’..) Deliliğine aşık olduğun birini…
İnsanlar ikiye ayrılır, tutkulu olanlar ve diğerleri.. Hayatı her anlamıyla tutkuyla yaşayanlar kadar keyif alıp anlam bulabilmeniz mümkün değil. Bir kitabı tutkuyla yazmak, tuvale tutkuyla…
Çok da afili laflara lüzum yok, yorgunluğunuz bıkkınlıktan değil de gönlünüzdeki çocuksu heyecana yetişmeye, umutlarınızın masumiyetini korumaya çalışmaktan olsun kafi.. Şayet öyleyse var olmaya değmişsiniz…
Doğrusu yanlışı eksiği fazlası güzeli çirkiniyle sahip olduğu hayatın hesabını insan sadece kendine verir ve işte biz buna özgürlük diyoruz.. Yaşamaya değer en genel kavram..…