Bir Evlat Yetiştirmek

Öyle bir çocuk yetiştirmek istiyorum ki daha dokuzunda karşıma çıkıp “Anne bu benim kararım” diyebilecek kadar hayatını sahiplenmiş, kararlarını desteklememi gönülden isteyecek kadar da bağlı. Işıl ışıl gözleriyle hayatı tadında yaşamaya odaklanmış, çocukluğu yaşayacak kadar masum birey olduğunun farkında olacak kadar da zeki. Boynuma sadece bir öksüz bir yetimin yanında sarılmaktan çekinecek kadar duyarlı, paylaşmanın var olma sebebi olduğunu bilecek kadar imanlı. Tüm güzellikleri yüreğinde barındıracak kadar güçlü, gülümsetebilmeyi gülümsemek kadar önemseyen bir evlat.  Düşmekten korkmayan, nasılsa kalkabileceğini bilecek kadar dirayetli. Sabırsız değil elbet lakin zamanın akışına yetişecek kadar hızlı. Belki dikbaşlı, inatçı biraz umursamaz biraz da asi..   Tıpkı annesi gibi 🙂

Belki bir erkek evlat, bir kadından daha çok edebi bilen.. Bakışını sakınan, her görünene değil de görmesi gerekene dikkatini veren, bir anneye belki bir kız kardeşe sahip olduğu için.. Güvenilirliğiyle gözde, efendiliğiyle ise gönülde büyüyen..

Belki bir kız evlat.. Babasının üzerine titreyişini hayatının erkeğinden bekleyecek kadar temiz hayallere sahip, fakat güvenin ne bedeller ödetebileceğini bilecek kadar da akıllı ..

Kısacası bana itaat edecek değil, varlığıyla-hayata sımsıkı tutunuşuyla, gözlerindeki heyecanla beni gururlandıracak bir evlat..Bir çocuk değil bir evlat.. Bana ait değil, sadece bana emanet.. Rabbim, bir gün olur da böyle bir emanetini bana layık görürse şayet belki o zaman daha da anlam bulup uzar uzar da sayfalara sığmaz pazartesi akşamına anlam katan bu yazı..

Yorum bırakın