Kategori: Uncategorized

  • Zeki Karar Alma: Modern Organizasyonların Yeni Refleksi

    Bir önceki yazımda da değindiğim gibi, günümüz iş dünyasında rekabet avantajı artık sezgisel kararlarla değil, veriye dayalı stratejik kararlar alabilme yetkinliğiyle sağlanıyor. Bugün neredeyse her şirket veri üretiyor. Asıl farkı yaratan ise bu veriye sahip olmak değil, onu nasıl yönettiğiniz. Çünkü veri, doğru yönetilmediğinde şirketler için bir yük; doğru analiz edildiğinde ise güçlü bir rekabet…

  • Veriden Karara, Sezgiden Zekâya Uzanan Yol

    Bugünün iş dünyasında şirketlerin temel amacı artık sadece kâr elde etmek değil. Asıl mesele ayakta kalmak, değişime uyum sağlamak ve en önemlisi doğru zamanda doğru kararı verebilmek. Biliyoruz ki rekabetin bu kadar sert olduğu bir ortamda “ortalama” olmak, sanıldığı gibi güvenli bir alan değil; çoğu zaman sessiz ve fark edilmeden gelen bir başarısızlık anlamına geliyor.…

  • Gece ve Şehir

    Gecenin bir vakti bir hikayeden alıntılar düşer bir şehrin aklına.. Hep orada varmış da kimse bilmiyormuş gibi.. Onca ışığın ardında kaybolmuş da bulunmak istemiyormuş gibi.. Bulunduğunda kırılmak istemiyormuş gibi.. Kırıldığında bir daha hiç açamayacakmış gibi.. Nar çiçeği gibi, hem güzel hem masum hem de narin.. Işıl ışıl bir şehirde geceyi sen gel de Temmuz esintilerinde…

  • Sahici Duygular Limanı

    En sağlam duygu nedir diye sorsalar, kuşkusuz tek cevabıdır insan olanın.. Tüm güzel duyguların toprağıdır güven.. Güvenebildiği kadar sever insan mesela.. Güvenebildiği kadar masumlaşır, boş verebilir tüm savunmacı kimliklerinden, anadan üryan tüm duygular savrulur serde sorgusuz sualsiz, sığındığı tek bir liman “güven”. Güzel olan her şeyin sorumluluğu da bir başka elbet. Sana güveniyorum cümlesi insana…

  • Eylül Vakti

    Akşamın en güzel saatleri oldu yine.. Bulutlarıyla birlikte gelen eylül ayı.. Kendine kalmalı insan zaman zaman özellikle aylardan eylül günlerden sadelik saatlerden huzur ise, herkesten uzak herkesten habersiz.. Bilmemeli mesela kimse kalbinden geçeni, duyulmamalı haykırışların ama doyasıya haykırabileceğin bir yerlerde kendine kalabilmeli insan..

  • Bu Aşk Değil

    Kokusunda kayboluyorsan şayet, huzur içerisinde uyuyabilmek için deli divane göğsünü arıyorsan, kalbinin ritminden başka bir masal dinlemek istemiyorsa kulakların, damarlarında akan kanın sıcaklığıysa ellerinin istediği bunun adı aşk değil, bu aşktan çok daha fazlası..

  • Bulutlara Takılı Kalmış Bir Yol İzi Bizimkisi

    Çekip gidesin gelir de bir bakarsın bu denizin her köşesi bir liman.. Her denizin bir mavisi her mavinin bir hikayesi var nasılsa.. Senin hikayelerinde kalan bir sen olmalı bu mavilikte.. Neye baktığın değil de ne gördüğündür asıl olan, tıpkı nasıl sevildiginden ziyade ne denli nelere rağmen ne güzel sevdiğin gibi. Sevmek gönlün zekatı, sevilmek ömrün..…

  • Çocukça Tatlar

    Bazı tatlar vardır, ağzınızın bir köşesinde hatırlanmayı bekler.. Çocukça tatlar, çocukluğunuzdan kalanlar.. Göğem eriği.. Tam bir sonbahar meyvesi, ekşi tiryakileri için de olabildiğince ekşi ve keyifli.. Çocukluğumuzun eylülü, hala aynı heyecanla toplamak ve aynı tatla yemek mümkün.. Çağatay Türkçesinden gelen adıyla göğem eriği, gülgiller familyasından bir ağaççık türü.. Doğanın, insanoğlunun emek vermeden bizlere sunduğu şifası…

  • Ya Sensen?

    Bilmeden sebebi olduğun şeyler de olabiliyor şu hayatta.. Belki söyleyemediklerinden çok daha fazlası olduğu içindir hissettirdiklerin, belki kaçmaya çalıştıkça yaklaşıyor olman, belki sadece bir bakışın.. Kimin hayatına nasıl dokunduğunu ne denli izler bıraktığını bilememenden tüm bu karmaşa.. Belki bir cümlen belki bir iman belki dalgın bir anında öylesine bir yorumun.. Bir oturup düşünsen, etki alanların…

  • Karadeniz Kadını

    Bu yazıya başlamadan önce belirtmek isterim ki bana bu yazıyı yazma cüretini veren şey biraz Karadenizli olmamın yanında aslında saçının her bir teline kadar Karadeniz Kadınlığını yaşatan bir anne tarafından yetiştirilmiş olmamdır.. Yolculuklar, kendini bulmaktan ziyade aramak isteyene arkadaştır. Bir de, hayatın her mevsimine dokunurcasına zaman zaman hırçın zaman zaman durgun, kimi zaman meydan okuyan…