Uzunca bir zaman sonra yeniden yazmaya yönelten o duygu..
Özlemişim..
Bazen bir anda bırakıp uzaklaşma isteği ile kavrulur zihnin. Nedenini bilmediğin, sadece öyle olmasını istediğin anların birinde tutulursun bu rüzgâra..
Ben de yaşadığım kaybın bıraktığı çaresizlikle sadece öyle olsun isteyenlerden oldum 7 yıl önce..
Şimdi ise yeniden coşuyor zihnimden kaleme düşmek isteyenler ve öyle hızlı çarpıyor ki kalbimde dile gelmek için bekleyenler..
Yeniden ve yenilenen bir var oluşla yazılıyor her cümle.. Neden mi?
Annelik..
Minik kuzum kucağımda mis gibi uyurken kaleme düşen bu satırlar, 15 yıl öncesindeki yazma heyecanımın nasıl tekrar geri yüklendiğini kulağıma fısıldar gibi..
Aynı bedende farklı bir ben gibi, değişmek ya da dönüşmek.. Bilemiyorum, daha doğrusu adını tam koyamıyorum.. Heyecanlarım, tutkularım aynı ama duygularımın yoğunluğu bir başka. İki kişilik yaşıyor gibiyim her anı. Parmaklarımı sımsıkı tutan o el ile birlikte daha yoğun daha coşkulu ama en önemlisi daha anlamlı.
Sorumluluk duygusu kuvvetli biri olarak içtenlikle itiraf edebilirim ki hiç bu kadar kuvvetli bir sorumluluk hissi yaşamamışım. Bu başka bir şey desem de hissedene özgü bir başkalık, ifade etmesi zor, sanırım imkansız.
Annelik ile birlikte yüklenen tüm güzel duygular yanında ekstra kaygı, korku, panik ile birlikte sanırım beni bana hatırlattı. Yazmanın bana ne kadar iyi geldiğini taslaklarımda bekleyen onlarca yazıdan anlamam çok güç değil ancak güç olan taslaklarda saklı kalanları gün yüzüne çıkaracak mükemmellik duygusunu yeniden keşfetmekti ve bu duygu kesinlikle hayattaki en güçlü kimlik ile geri gelebilirdi..
Bu yüzden en büyük şükrüm önce Rabbime ki bana anneliği tattırdığı için sonra da kokusunda bambaşka yerlere beni sürükleyen biricik oğluma bana beni kazandırdığı için..
Asıl şimdi başlıyoruz..


Bir Cevap Yazın